"Her Bakteri Zararlı Değildir"
Protein ve kalsiyum deposu olan süt ve süt ürünleri, yanlış üretim ve saklama koşullarında ciddi sağlık risklerine dönüşebiliyor. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Fatma Bozkurt, özellikle yaz aylarında hızla çoğalan zararlı bakterilere karşı uyarırken, "Her bakteri zararlı değildir ancak hijyen kurallarına uyulmayan ürünlerde gelişen bakteriler ağır enfeksiyonlara yol açabilir" dedi.
Süt ve süt ürünleri, sağlıklı beslenmenin vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Ancak bu besinlerin güvenli şekilde üretilmemesi, taşınmaması veya saklanmaması durumunda sofralara sağlık yerine hastalık taşıyabiliyor. Özellikle yaz sıcaklarında riskin katlanarak arttığını belirten Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Fatma Bozkurt, çiğ süt ve hijyenik olmayan koşullarda üretilen süt ürünlerinde gelişebilen bakterilerin, basit mide-bağırsak enfeksiyonlarından hayatı tehdit eden tablolara kadar uzanan ciddi sorunlara neden olabileceğini söyledi.

"Sütün yapısı bakterilerin çoğalması için oldukça elverişli"
Sütün içerdiği protein, yağ, şeker ve su sayesinde mikroorganizmalar için uygun bir ortam oluşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Fatma Bozkurt, "Sağlıklı koşullarda sağılan ve hızla soğutulan sütlerde bakteri gelişimi büyük ölçüde kontrol altına alınabilir. Ancak sağım sırasında hijyen kurallarına uyulmaması, soğuk zincirin kırılması, pastörizasyon uygulanmaması veya üretim ekipmanlarının yeterince temiz olmaması bakterilerin hızla çoğalmasına neden olur. Özellikle yaz aylarında sıcaklığın artmasıyla bu süreç çok daha hızlı ilerler" diye konuştu.
"Her bakteri zararlı değildir"
Toplumda tüm bakterilerin zararlı olduğu yönündeki inanışın doğru olmadığını belirten Bozkurt, süt ürünlerinde bulunan bazı bakterilerin sağlık açısından faydalı olduğunu söyledi.
"Yoğurt ve kefir üretiminde kullanılan laktik asit bakterileri bağırsak sağlığını destekler, sindirim sisteminin düzenlenmesine katkı sağlar ve mikrobiyotayı güçlendirir. Asıl risk, hijyen eksikliği nedeniyle ürüne bulaşan hastalık yapıcı bakterilerdir."

Bu bakteriler ciddi hastalıklara neden olabiliyor
Prof. Dr. Bozkurt'a göre süt ve süt ürünlerinde görülebilen zararlı bakteriler arasında;
- Salmonella: Ateş, ishal, kusma ve karın ağrısına neden oluyor.
- Listeria monocytogenes: Özellikle hamileler, yaşlılar ve bağışıklığı zayıf kişilerde düşük, erken doğum, menenjit ve ağır enfeksiyonlara yol açabiliyor.
- Escherichia coli (E. coli): Bazı türleri kanlı ishal ve böbrek yetmezliğine kadar ilerleyebilen ciddi tablolara neden olabiliyor.
- Staphylococcus aureus: Ürettiği toksinlerle kısa sürede gelişen gıda zehirlenmelerine yol açabiliyor.
- Campylobacter: Çiğ sütle bulaşarak yüksek ateş ve şiddetli ishale neden olabiliyor.
Belirtiler saatler sonra da günler sonra da başlayabilir
Zararlı bakterilerle kontamine olmuş süt ürünlerinin tüketilmesinden sonra belirtilerin birkaç saat içinde başlayabileceği gibi bazı enfeksiyonlarda günler sonra ortaya çıkabileceğini belirten Bozkurt, "Bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal, ateş, halsizlik ve baş ağrısı en sık görülen belirtilerdir. Sağlıklı bireyler çoğu zaman birkaç gün içinde iyileşse de bebekler, hamileler, yaşlılar, kanser tedavisi gören hastalar ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde enfeksiyon kana yayılarak sepsis, menenjit ve organ hasarına kadar ilerleyebilir" uyarısında bulundu.
Uzmandan güvenli tüketim için 7 önemli öneri
Prof. Dr. Fatma Bozkurt, süt ve süt ürünlerini güvenle tüketebilmek için şu önerilerde bulundu:
- Pastörize veya UHT süt tercih edin.
- Çiğ süt tüketilecekse mutlaka uygun şekilde kaynatın.
- Açıkta satılan süt ve süt ürünlerinden uzak durun.
- Soğuk zincirin bozulmamasına dikkat edin.
- Peynir, yoğurt ve diğer süt ürünlerini önerilen sıcaklıkta buzdolabında saklayın.
- Son kullanma tarihi geçmiş ürünleri tüketmeyin.
- Ambalajı şişmiş, kötü kokan veya bozulmuş ürünleri kesinlikle kullanmayın.
Özellikle hamileler ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerin çiğ sütten üretilmiş ürünleri tüketmemesi gerektiğinin altını çizen Bozkurt, güvenilir üretim ve doğru saklama koşullarının gıda kaynaklı enfeksiyonların önlenmesinde hayati önem taşıdığını vurguladı.


Benzer Haberler
Su Terapisi ile Yeniden Doğuş
"Her Bakteri Zararlı Değildir"
Kulağa kaçan su işitme kaybına kadar ilerleyebilir!
Denizden Gelen Mineral Deposu: Deniz Börülcesi
Menopozdaki Kadınlar Boşanmak mı İstiyor?
Çocuğunuzun Kalbi Sessizce Sinyal Veriyor Olabilir
El Yazınızdaki Değişim Parkinsonun Habercisi Olabilir
Göbek Neden Gitmiyor?