"Girişimcilik Bir Acıdan Ya da Somut Bir İhtiyaçtan Doğar"
Proje ve Eğitim Yöneticisi, İletişim Bilimci Cansu Coşan girişimcilik ekosisteminde kadınların rolünü, doğru fikir geliştirmenin dinamiklerini ve sürdürülebilir iş modelleri ile ilgili sorularımızı yanıtladı. Coşan, girişim fikrinin nasıl doğduğundan finansal okuryazarlığa, Teknopark süreçlerinden kadın girişimciler için kritik hatalara kadar pek çok başlıkta yol gösterici açıklamalarda bulundu.
Startup danışmanlığı tam olarak nedir? Siz bu alanda ne yapıyorsunuz?
Aslında ben proje yöneticisiyim; ancak uzun yıllar boyunca girişimci kadınlara ve girişimci adaylarına eğitimler verdim. Bu çalışmalar genel olarak “startup danışmanlığı” olarak adlandırılabilir. Çünkü girişimcilik, “Ben girişimci olmak istiyorum” demekle başlayan bir yolculuk değil. Bir girişim fikri ya bir acıdan ya da somut bir ihtiyaçtan doğar. Ya ortada çözülememiş bir sorun vardır ve siz buna çözüm üretirsiniz veya zaten var olan bir ürünü, küçük ama anlamlı bir dokunuşla yeniden yorumlarsınız. Bu da inovasyonun ta kendisidir.
Bir girişim fikrinin doğru yerden çıktığını nasıl anlarız?
Girişim fikirleri genellikle iki yerden doğar: Birincisi, kişisel bir acıdan… Örneğin yaşadığınız bir sağlık problemi ya da günlük hayatta sizi zorlayan bir durum. Bu soruna çözüm üretirken fark edersiniz ki yalnız değilsiniz; başkaları da aynı sorunu yaşıyor. İşte o noktada bireysel çözüm, toplumsal bir ürüne dönüşür.
İkincisi ise ihtiyaçtan… Kahve bardaklarının etrafına geçirilen, geri dönüşümden üretilmiş kartonlar gibi. Çok basit ama çok güçlü çözümler. Post-it de buna güzel bir örnek. Kâğıt vardı ama yapışkanı yoktu. O küçük ekleme büyük bir ihtiyacı karşıladı.
Girişimcilikte kişiselleştirme neden bu kadar önemli?
Artık insanlar büyük markaların logolarından çok, kendilerine ait ve kişiye özel ürünleri tercih ediyor. Önümüzdeki yıllarda büyük markalardan ziyade, niş alanlarda üretim yapan girişimciler daha fazla öne çıkacak. Aynı ürün, farklı bir hikâye ve kişisel bir dokunuşla çok daha değerli hale geliyor.
Eğitimlerinizde girişimci adaylarının en çok sorduğu soru ne oluyor?
En sık duyduğum soru şu: “Ben nasıl başlayacağım?”
Cevabı aslında çok net. Başlangıç noktası, fikrinizi tek cümleyle anlatabilmek. “Ben, şunu yaparak, bu problemi çözüyorum” diyebiliyorsanız doğru yoldasınız. İnsanlar genellikle yaptıkları işi tek cümlede anlatmakta zorlanıyor. Oysa bu, girişimin sağlamlığını gösteren ilk adım.
Bu bakış açısı kendi hayatınızı da etkiledi mi?
Kesinlikle. Artık bir konuyla karşılaştığımda hemen şunu soruyorum: Bu bir ihtiyaç mı, değil mi? Doğru soruları sormak hayatı da işi de çok hızlandırıyor. Ama bunun yanında çok önemli bir konu daha var: Finansal okuryazarlık.
“Ev Bütçesiyle İş Bütçesini Birbirine Karıştırmak Büyük Bir Hata”

Kadın girişimcilerin en sık yaptığı hatalar neler?
En yaygın hatalardan biri, pazar analizi yapmadan işe başlamak. Örneğin organik meyve satan bir girişimci düşünün. Tüm ürünleri toptan alıyor ama hangisi ne kadar satılır ne kadar sürede tüketilir hesaplamıyor. Taze ürün stoklanmaz. Bu bir analiz meselesidir.Bir diğer büyük hata ise ev bütçesiyle iş bütçesini birbirine karıştırmak. İşten gelen parayla ev giderlerini kapatmaya çalışınca çok hızlı bir finansal açık oluşuyor.
Bir girişimci ilk adımda nelere dikkat etmeli?
Öncelikle işiniz bir istek mi, yoksa gerçek bir ihtiyaç mı, buna bakmalısınız.
Sonra mutlaka bir ekip kurmalısınız. Her şeyi tek başınıza yapamazsınız. Muhasebe, iletişim, PR gibi alanlarda destek almanız şart. Ama başlangıçta herkes için profesyonel bütçeler ayırmak da doğru değil. Önce “family & friends” dediğimiz yakın çevreden destek alınmalı; kesinlikle banka kredileri ilk seçenek olmamalı.
Yazılım ve teknoloji girişimleri için Teknopark neden önemli?
Eğer bir yazılım ya da AR-GE projeniz varsa, Teknopark çok büyük bir avantaj. Gelir vergisi ve KDV muafiyetleri, personel maliyetlerinin düşmesi gibi ciddi destekler sağlıyor. Ayrıca mentorluk, üniversite, sanayi iş birlikleri ve güçlü bir network sunuyor. Ön kuluçka aşamasında bile başvurabilirsiniz. Şirketiniz olmasa bile fikrinizle sürece dahil olabiliyorsunuz.
Girişimler mutluluktan doğamaz mı?
Aslında mutluluk da bir ihtiyaçtır. Önemli olan, o işi yaparken heyecan duyuyor musunuz?
Eğer çok iyi yaptığınız üç şeyden en az birini mevcut işinizde ya da girişiminizde kullanıyorsanız, uzun vadede başarılı olma ihtimaliniz çok yüksektir. Ben konuşmayı, eğitim vermeyi ve mentorluk yapmayı seviyorum. Bu yüzden sürekli sahadayım.
“Anneler Evden Çok Daha Fazla Şey Yapabilirler”

Kadınlar ve özellikle anneler için girişimcilik bir fırsat mı?
Kesinlikle. Yapay zekânın da devreye girmesiyle birlikte anneler evden çok daha fazla şey yapabilirler. Sosyal medya kanalı açabilirler, YouTube içerikleri üretebilirler, bazı platformlarda eğitim verebilirler. Girişimcilik illa sıfırdan büyük bir inovasyon olmak zorunda değil. Evde var olan bir ürünü satarak bile finansal bir başlangıç yapılabilir. Bu, hayal edilen işe giden yolda çok değerli bir ilk adım olabilir.
Son olarak girişimci adaylarına özetle ne önerirsiniz?
İş planı, SWOT analizi, fizibilite ve pazar araştırması mutlaka yapılmalı. Talep geldikçe adım adım ilerlemek en sağlıklısı. Doğru mentor, doğru destekler ve sağlam bir finansal planla kadın girişimcilerin önünde gerçekten çok güçlü bir yol var.
Neslihan Perker


Benzer Haberler
Yeni Mesai Arkadaşınız Bir Robot Olabilir: Robotları İşe Alan Kadın Girişimci
8 Mart’ta Rakamlar Konuşuyor: Teknoloji Dünyasında İz Bırakan 5 Kadın Girişimci
"Girişimcilik Bir Acıdan Ya da Somut Bir İhtiyaçtan Doğar"
KAGİDER’in 5 Yıllık Sosyal Etki Karnesi
İhracata Açılan Kapı: TİM WINGS Kadın Girişimcileri Bekliyor
Neslihan Canpolat: Bence Dönüm Noktası Kadının Ruhunu Anlamak
Türkiye’nin Kadın Girişimcisi: Ayşe Aslı Başak
Türkiye’nin Kadın Girişimcisi: Tuba Toprakçı Yılmaz