Çöpe Gidecek Meyveleri Markaya Dönüştürdü
Isparta’nın Eğirdir ilçesine bağlı Balkırı köyünde yaşayan Hilal Çevik, pazarlanamadığı için israf olma riski taşıyan meyveleri geleneksel yöntemlerle kurutarak katma değerli ürünlere dönüştürüyor. 2018’de aldığı girişimcilik eğitimi ve yarışma derecesiyle başlayan yolculuk, bugün köy kadınlarının da dahil olduğu bir üretim modeline dönüşmüş durumda.
Hilal Çevik’in girişimcilik hikâyesinin dönüm noktası 2018 yılı oldu. Isparta İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Tarımda Genç Kadın Girişimciler Güçleniyor” proje yarışmasına katılan Çevik, Isparta genelindeki projeler arasında ilk üçe girerek Antalya’da düzenlenen ödül töreninde üçüncülük elde etti.
Yarışma kapsamında İl Tarım Müdürlüğü, İŞKUR ve KOSGEB gibi kurumların eğitimlerinden yararlanan Çevik, aldığı eğitimlerin ardından kendi yaşadığı bölgenin potansiyeline odaklandı. Özellikle köyde yetişen ancak çeşitli nedenlerle pazarlanamayan meyvelerin değerlendirilmesi üzerine çalışmaya başladı.
Çevik’in çıkış noktası ise oldukça basitti: “Hiçbir atık boşa gitmemeli.”
Kendi yetiştirdikleri meyve ve sebzelerin kalanlarını önce evinin balkonunda, üzerlerini tülbentle örterek kurutmaya başlayan Çevik, ailesinden ve çevresinden aldığı olumlu geri dönüşlerin ardından bu yöntemi bir iş modeline dönüştürdü.
Balkondan Markaya Uzanan Yol
Çevik, kısa süre içinde “Hilal’in Kuru Meyveleri” markasını oluşturdu. İlk etapta kendi bahçesindeki ürünleri değerlendiren girişimci, daha sonra çevredeki üreticilerden de meyve almaya başladı.

Elma, erik, kayısı, vişne, kiraz ve cennet hurması gibi yörede yetişen farklı meyveler kurutularak satışa sunuluyor. Özellikle cennet hurması, girişimin öne çıkan ürünlerinden biri oldu. 2022 yılında yapılan bir haberde, Çevik’in cennet hurmasını kabuklarını soyup saplarından aparatlara takarak yaklaşık 30 gün boyunca kuruttuğu ve yaklaşık 2 kilogram yaş meyveden 1 kilogram kuru ürün elde ettiği aktarılmıştı.
Ürünlerin satışında ise sosyal medya önemli bir rol oynadı. Çevik, ürünlerinin fotoğraflarını sosyal medya üzerinden paylaşarak daha geniş bir müşteri kitlesine ulaşmaya başladı. Böylece köyde üretilen ve yerel pazarda alıcı bulamayan meyveler, internet aracılığıyla farklı kentlerdeki tüketicilere ulaşan ürünlere dönüştü.
Bir kadının girişimi, köy kadınlarının gelir kapısına dönüştü
Hilal Çevik’in hikâyesindeki en dikkat çekici dönüşümlerden biri ise üretimin zamanla bireysel bir girişim olmaktan çıkması oldu.
Talep arttıkça çevredeki kadınları da üretim sürecine dahil eden Çevik, köy kadınlarından kaliteli ürünler almaya ve kurutma sezonunda onları çalıştırmaya başladı. Böylece kuru meyve üretimi, yalnızca Çevik’in gelir elde ettiği bir iş olmaktan çıkarak kırsal kadın emeğini ekonomik değere dönüştüren bir modele evrildi.
Çevik’in girişiminde “sıfır atık” yaklaşımı da üretimin önemli parçalarından biri. Kurutulan meyvelerin kabuklarını da değerlendiren girişimci, bu atıklardan sirke üretmeye başladı. Böylece ürünün mümkün olduğunca tamamını değerlendirmeye yönelik bir üretim anlayışı geliştirdi.
Hedef daha büyük bir üretim sistemi kurmak
Çevik’in hedefi artık yalnızca kuru meyve üretmek değil, üretim kapasitesini artırabilecek daha kapsamlı bir sistem oluşturmak.
2025’te verdiği röportajda kurutma alanını büyütmek ve bunu bir soğuk hava deposuyla entegre etmek üzere çalıştığını belirten Çevik, böylece hem üretim kapasitesini artırmayı hem de daha fazla kadının üretime katılmasını hedeflediğini ifade etti.
Bu ihtiyaç, 2026 yılında da gündemde. Eğirdir Kaymakamı Adem Çelik’in Temmuz 2026’da Balkırı köyünü ziyaretinde Çevik’in üretim alanı incelendi; soğutma odası ihtiyacının karşılanması için TKDK, BAKA ve kırsal kalkınma destekleri gibi farklı kaynakların değerlendirilmesi yönünde çalışma yapılması istendi.
İsrafı önlemekten yerel ekonomiyi büyütmeye
Hilal Çevik’in hikâyesi, kırsalda girişimciliğin yalnızca yeni bir ürün ortaya çıkarmak anlamına gelmediğini de gösteriyor.
Pazarlama sorunu nedeniyle ekonomik değerini kaybetme riski bulunan meyveler, kurutma yöntemiyle daha uzun süre saklanabilen ve farklı pazarlara ulaştırılabilen ürünlere dönüşüyor. Üstelik bu süreçte köydeki kadınların emeği de üretim zincirinin bir parçası haline geliyor.
Balkırı’da başlayan bu model, gıda israfının azaltılması, yerel üretimin desteklenmesi, kadın istihdamının artırılması ve tarımsal ürünlerin katma değerinin yükseltilmesi açısından dikkat çekici bir kırsal girişim örneği ortaya koyuyor.
Çevik’in yıllar önce evinin balkonunda tülbentle kuruttuğu birkaç parça meyveyle başlayan hikâyesi, bugün daha büyük bir üretim alanı ve soğuk hava deposuyla büyütülmesi hedeflenen bir işletmeye dönüşmüş durumda.
Bir köyde israfı önleme düşüncesiyle atılan küçük bir adım, bugün hem bir markaya hem de başka kadınlar için gelir kapısına dönüşüyor.
Zehra KILIÇ


Benzer Haberler
Çöpe Gidecek Meyveleri Markaya Dönüştürdü
Trabzon Hurmasını Cipse Dönüştürüp Kanada'ya Açıldı
"Geçinmeye Gönlümüz Vardı"
Antik Kentlerden Günümüze Uzanan Bir Hafıza: Oyun Atlası’nın Hikâyesi
Dikenli İnciri Kuruturken Alay Ettiler ama O Bir İlki Başardı
19 Yıllık Güç: Kadın Girişimciler Ekonominin Oyununu Değiştiriyor
Merve Deşen: “İmza Attığımız İşlere Değer Katan, Kampanyalara Getirdiğimiz Yaklaşımımız”
Kahve Devrimi Bir Defter Yaprağıyla Başladı: Bugün İçtiğimiz Filtre Kahvenin Hikâyesi