“Bekar Anneler Bir Yere Dahil Olmuyorlar, Bir Yere Tutunuyorlar”
Planlı bir girişimden çok, sahada görünmeyen bir ihtiyacın kendini açığa çıkarmasıyla oluşan Bekar Anneler Derneği’nin başkanı Serap Yelkenci, BW Türkiye’nin sorularını yanıtladı.
Bekar Anneler Derneği’nin ortaya çıkışı nasıl gerçekleşti?
2022 yılında sosyal medyada yaptığım çok basit bir çağrı vardı. Amacım sadece birkaç bekar anneyle tanışmak, deneyim paylaşmak ve belki küçük bir dayanışma alanı kurmaktı. Kendi hayatımda da bekar anne olarak yaşadığım süreçte en çok hissettiğim şey “yalnızlıktı” ve bu yalnızlığın bireysel değil, yapısal olduğunu sezgisel olarak hissediyordum. O çağrıya aynı gün içinde onlarca başvuru geldi. Bu, benim için bir kırılma anıydı.
Çünkü şunu fark ettim: Bekar anneler aslında yalnız değildi ama sistematik olarak yalnız bırakılıyordu.
İlk buluşmamızda ortaya çıkan ortak duygular çok çarpıcıydı:
- Desteksizlik
- Görünmezlik
- Sürekli ayakta kalma zorunluluğu
O noktada bu meselenin bireysel dayanışma ile çözülemeyeceği netleşti; çünkü bu bir “duygu” meselesi değil, bir yapı ve sistem meselesiydi. Gelen talepler o kadar hızlı arttı ki gönüllülükle ilerlemek artık yeterli olmamaya başladı. İnsanlar çözüm bekliyordu. Rehberlik bekliyordu. Sistematik destek bekliyordu. Bu nedenle dernekleşme kararı aldık.
18 Mart 2024’te resmi olarak kurulduğumuzda aslında bir dernek değil, şu fikri kurduk:
“Bekar anneler için görünürlük, dayanışma ve sistemsel dönüşüm alanı.”
Şu anda toplamda kaç üyeniz var?
Bizim yapımızı sadece “üye sayısı” ile anlatmak aslında eksik kalıyor; çünkü Bekar Anneler Derneği klasik bir üyelik yapısından çok daha geniş bir topluluk modeliyle çalışıyor. Resmi üyeliklerimiz, aktif topluluk üyelerimiz, program katılımcılarımız ve dijital topluluklarımızla birlikte binlerce bekar anneye ulaşıyoruz.
Burada bizim için asıl önemli olan sayı değil, bağ kurma kapasitesi. Çünkü biz şunu çok net görüyoruz: Bekar anneler bir yere dahil olmuyorlar, bir yere tutunuyorlar ve biz o tutunma alanını güvenli, sürdürülebilir ve güçlendirici hale getirmeye çalışıyoruz.
Bu yüzden bizim için büyüme demek:
- Daha fazla üyeye ulaşmak değil
- Daha fazla kadının hayatında gerçek bir dönüşüm yaratmak
Resmi üye sayımız 100’ün altında, topluluk üye sayımız 5000 ‘in üzerinde
.jpg)
Türkiye’de ne kadar bekar anne mevcut?
Türkiye’de bekar annelere dair net ve ayrı bir veri maalesef resmi olarak tutulmuyor. Bu da aslında sorunun görünmezliğinin en önemli göstergelerinden biri.
Ancak TÜİK verileri ve hane yapısı analizleri üzerinden yaptığımız hesaplamalara göre:
- Yaklaşık 3,5 milyon bekar anne
- Yaklaşık 7 milyon çocuk bekar anneli hanelerde yaşıyor.
Bu ne demek biliyor musun? Türkiye’de her 10 haneden birinin tek ebeveynli olduğu anlamına geliyor. Ama daha kritik olan şu: Bu çocuklar geleceğin toplumunu kuracak ve o çocukların yaşam kalitesi, doğrudan annelerinin yaşam koşullarıyla belirleniyor. Yani bu mesele sadece bir “kadın meselesi” değil, bir toplumsal gelecek meselesi.
Bu kişilerin yaşadıkları en belirgin üç temel sorun nedir?
Sahadaki deneyimlerimiz ve birebir temaslarımız bize bekar annelerin yaşadığı zorluklar üç ana başlıkta toplanıyor.
1. Psikolojik Zorluklar:
Bekar annelik sadece bir sorumluluk değil, aynı zamanda yoğun bir duygusal yük. Sürekli güçlü kalma hali, “çökme lüksünün olmaması”, her kararı tek başına verme zorunluluğu…
Zamanla şu duygular ortaya çıkıyor:
- Tükenmişlik
- Kaygı
- Suçluluk hissi
- Yetersizlik algısı
Birçok bekar anne bu duyguları yaşadığını bile fark edemiyor çünkü hayatta kalmaya odaklı bir modda yaşıyor.
- Sosyal Zorluklar
Bekar annelik Türkiye’de hâlâ yeterince anlaşılmış bir yaşam modeli değil.
Bu da şu sonuçları doğuruyor:
- Sosyal destek eksikliği
- Aile ve çevreyle kopuşlar
- Çocuk bakımında yalnızlık
- Toplumsal önyargılar
En çarpıcı örneklerden biri şu: Bugün birçok bekar anne bir etkinliğe, işe ya da toplantıya sadece çocuğunu bırakacak kimse olmadığı için katılamıyor. Yani sosyal sistem, bekar annelerin hayat gerçekliğine göre işlemiyor.
.jpg)
- Ekonomik Zorluklar
Belki de en görünür ama en derin etkili alan burası. Tek gelirli bir hane, ama çift sorumluluk.
Bekar anneler:
- Çalışmak istiyor.
- Üretmek istiyor.
- Ekonomik olarak bağımsız olmak istiyor.
Karşılaştıkları gerçeklik:
- Esnek olmayan çalışma modelleri
- Çocuk bakım maliyetleri
- İş gücüne dönüşte yaşanan kopukluklar
Bu da onları sürekli bir “hayatta kalma döngüsünde” tutuyor.
Bu üç alan birbirinden bağımsız değil. Psikolojik yük, sosyal yalnızlığı derinleştiriyor, sosyal yalnızlık, ekonomik kırılganlığı artırıyor ve bu döngü, bekar annelerin potansiyelini ortaya koymasını engelliyor.
Dernek olarak ne gibi çalışmalara imza attınız?
Bekar Anneler Derneği olarak çalışmalarımızı her yıl belirlediğimiz bir tema etrafında kurguluyoruz; çünkü biz bu süreci sadece proje üretimi olarak değil, bir dönüşüm yolculuğu olarak görüyoruz.
Bu yolculuk üç aşamalı ilerliyor: Görünürlük → Güçlenme → Sürdürülebilirlik
2024 – “Bekar Anneler Vardır”
İlk yılımızın odağı görünürlüktü, çünkü en temel sorun bekar annelerin görünmemesiydi. Bir bekar annenin kendisine bekar anne demesi bile imkansızdı.
- Sosyal medya çağrıları ve topluluk oluşturma çalışmaları yaptık
- İlk dayanışma buluşmalarını gerçekleştirdik
- Bekar annelerin yaşadığı gerçekliği görünür kılan içerikler ürettik
- Akademi, sivil toplum ve gönüllülerle ilk iş birliklerini kurduk
Bekar anneler ilk kez bir araya geldi ve “yalnız değilim” duygusu oluştu. Bu yıl, bir anlamda “varlık ilanı”ydı.
2025 – “Potansiyelini Keşfet”
İkinci yılın odağı içsel ve bireysel güçlenmeydi; çünkü görünür olmak yetmiyordu. Kadınların kendi potansiyellerini yeniden hatırlaması gerekiyordu, çünkü büyük bir yorgunluk yaşıyorlardı.
- Dayanışma Çemberleri kuruldu ve yaygınlaştı
- Psikolojik destek ve farkındalık odaklı çalışmalar başlatıldı
- Eğitim ve içerik üretimi artırıldı
- Kadınların kendi hikâyelerini yeniden yazabilecekleri alanlar açıldı
Bekar anneler sadece “destek ihtiyacı olan” bir grup değil, aynı zamanda yüksek adaptasyon gücüne sahip bir potansiyel alanı. 2025, bir anlamda “içsel yeniden yapılanma yılı”ydı.
2026 – “Finansal Güven”
Bu yılki odağımız ekonomik bağımsızlık ve sürdürülebilir yaşam; çünkü psikolojik ve sosyal güçlenme, ekonomik güven olmadan kalıcı olamıyor.
Çalışmalarımızı üç temel model üzerinden kurguladık:
1. FinansMom (Ekonomik güçlenme)
- İstihdam programları
- Meslek edindirme
- Finansal okuryazarlık
Amaç, kadınların sadece çalışması değil, sürdürülebilir gelir elde etmesi.
- Dayanışma Çemberleri (Sosyal güçlenme)
Bu alan çok kritik; çünkü burada insanlar:
- İlk kez anlaşılma hissi yaşıyor
- Deneyim paylaşıyor
- Yalnız olmadığını fark ediyor
Bu çemberler aslında psikolojik bir “yeniden bağ kurma alanı.”
- Pusula (Psikolojik güçlenme)
- Duygusal destek
- Farkındalık çalışmaları
- Somatik ve zihinsel iyileşme
Ekonomik güçlenme, psikolojik güçlenme olmadan sürdürülebilir değil.
Bu sene içindeki çalışmalarınız ve hedefleriniz nedir?
2026 yılı bizim için sadece bir faaliyet yılı değil, bir sistem kurma yılı.“Finansal Güven” temasını seçmemizin nedeni çok net: Bekar anneler psikolojik olarak güçlenebilir, sosyal olarak desteklenebilir ama ekonomik olarak güvende değilse bu güç sürdürülebilir olmuyor.
Bu yüzden bu yıl odağımızı gelir üretimi, istihdam ve ekonomik sürdürülebilirlik üzerine yoğunlaştırdık.
Bu kapsamda:
- İş gücüne dönüşü destekleyen eğitim ve mentorluk süreçleri tasarladık.
- Yerel yönetimler ve özel sektörle iş birlikleri geliştirmeye başladık.
- İşverenlerin bekar annelere uygun çalışma modelleri geliştirmesi için farkındalık çalışmaları yürütüyoruz.
- Finansal okuryazarlık ve girişimcilik destekleri sunuyoruz.
- Tek ebeveynli hanelerin araştırılması için TBMM’ye konuyu taşıdık.
Bekar annelerin sisteme “uyum sağlaması” değil, sistemin bekar annelerin gerçekliğine uyum sağlaması. Mesele sadece iş bulmak değil, o işi sürdürebilecek yaşam koşullarını kurabilmek.
Girişimle birlikte ne gibi farkındalıklar yarattınız ve ortaya çıkan değişiklikler neler oldu?
En büyük değişim görünürlükte başladı ama etkisi çok daha derine indi. Eskiden bekar annelik daha çok bireysel bir durum olarak görülüyordu. Bugün ise giderek daha fazla insan bunun yapısal bir mesele olduğunu fark ediyor.
Artık:
- Kurumlar bu konuyu gündemine almaya başladı.
- İşverenler çalışma modellerini sorgulamaya başladı.
- Sivil toplum ve kamu tarafında çözüm arayışları oluşmaya başladı.
Bizim için en önemli değişim dışarıda değil, içeride oldu.
Bekar anneler kendilerini, eksik, yetersiz, yalnız olarak görmekten çıkıp, güçlü, çok yönlü, hayatı taşıyabilen bireyler olarak görmeye başladı. Aslında bekar anneler, aynı anda birden fazla rolü yöneten, kriz çözme kapasitesi yüksek, adaptasyon gücü çok güçlü bir profil.
Bizim yaptığımız şey, bu gücü yaratmak değil; zaten var olan gücü görünür kılmak. Bugün geldiğimiz noktada şunu çok net söylüyoruz: Bekar anneler destek bekleyen bir grup değil, doğru sistem kurulduğunda toplumu dönüştürecek bir güç.
Röportaj: M. Neslihan Perker


Benzer Haberler
“Bekar Anneler Bir Yere Dahil Olmuyorlar, Bir Yere Tutunuyorlar”
“Güzel Hikayeler Çekirdekten Başlar”
Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Kadınların Gücü
Z Kuşağı İyi Görünürken Gezegenini de Korumak İstiyor
Kapadokya’da Kadın Gücüyle Sürdürülebilir Turizm Hamlesi
Atıktan Enerjiye: Türkiye’de Biyogaz Projeleri Yükselişte
CEO’ların Yeni Rotası: Sürdürülebilir Büyüme ve Dijital Dönüşüm
Turizmde Yeni Trend: Sürdürülebilir Cruise Deneyimi