Aile Şirketlerinde “Eltiler Savaşı” Krizi
Türkiye’de şirketlerin yaklaşık yüzde 95’i aile işletmesi. Ancak yapılan araştırmalar, bu şirketlerin ortalama ömrünün yaklaşık 34 yıl olduğunu ortaya koyuyor. Birçok işletme üçüncü kuşağa devredilemeden dağılırken, en sık karşılaşılan sorunlardan biri de aile içi çatışmalar. Kamuoyunda “eltiler savaşı” olarak bilinen gelinler arasındaki çekişmeler ya da kardeşler arasındaki güç mücadeleleri, şirketlerin sürdürülebilirliğini doğrudan tehdit ediyor. Son yıllarda öne çıkan çözüm ise aile anayasası…
Türkiye Kurumsal Denetim Derneği verilerine göre, aile şirketlerinin ortalama ömrü yaklaşık 34 yıl... Ancak bu şirketlerin sadece %3’ü dördüncü kuşağa geçebilmeyi başarmış. Bu durum, aile şirketlerinin kuşaklar boyunca varlığını korumak adına ciddi zorluklarla karşılaştığını ortaya koyuyor.
Kuşaklar Arası Çekişme Şirket Ömrünü Kısaltıyor
Ülkemizde Osmanlı döneminden günümüze gelen köklü markalar bulunsa da, çoğu şirket kuşak geçişlerinde zorluk yaşıyor. Yönetimde söz sahibi olmak isteyen kardeşler, gelin–damat etkisiyle yaşanan “eltiler savaşı” ya da mirasın parçalanması, işletmelerin sürdürülebilirliğini zayıflatıyor.

Yönetim Masasında Gelin–Damat Etkisi
Kurucunun veya aile şirketi hissedarının vefatı sonrasında, mirasçıların şirket hisselerini devralması önemli bir risk oluştururken, mirasçıların yeterli eğitim veya deneyime sahip olmadan şirkette üst düzey görevler üstlenmesi ya da paylarını aile dışı kişilere satması, şirketin devamlılığı açısından risk taşıyor. Bu tür problemler, özellikle şirket hisselerinin kuşaklar arasında bölünmesi veya hissedarların yönetim anlayışında farklılıklar oluşması nedeniyle artarak devam ediyor.
Çözüm: Aile Anayasası
Son yıllarda öne çıkan çözüm ise aile anayasası. Bu belge, aile bireylerinin şirketteki rollerini, görev dağılımlarını, miras planlarını ve karar alma süreçlerini yazılı hale getiriyor. Böylece, “eltiler savaşı” veya kardeşler arası rekabet gibi çatışmaların şirketin geleceğini tehlikeye atmasının önüne geçiliyor.
34 Yıl Kader Olmak Zorunda Değil
Dünya örneklerinde aile şirketlerinin yüz yılı aşkın ömürlere ulaşabildiğini hatırlatan uzmanlar, Türkiye’de de aynı başarının yakalanabileceğini vurguluyor. Bunun yolu ise şeffaf yönetim, profesyonelleşme ve aile anayasası gibi kurumsal çözümlerden geçiyor.
Zehra KILIÇ


Benzer Haberler
Kokina Çiçeği: Yeni Yılın Gizli Şans Anahtarı
“Şiddete Karşı Hep Birlikte”
Kız Kıza 2.0: Şarap Gecesinin Ötesine Geçen 12 Yaratıcı Fikir
Bilim Kız Gecesini Onayladı
Cumhuriyet’in Sessiz Kahramanları
Güzellikten İyileşmeye: L’Oréal Tayland Makyaj Ürünlerini Terapiye Dönüştürdü
Japonya’nın İlk Kadın Başbakanı: Sanae Takaichi
Aile Şirketlerinde “Eltiler Savaşı” Krizi